Copy

#15

Güzel insan bu hafta senin için derlediğim içerikleri aşağıda görebilirsin. 

Keyifli okumalar, izlemeler, dinlemeler 🙏

 
"O KİŞİ" OL.
Başarılı insanların olduğu yere nasıl geldiğini dinlediğimde her zaman hayatlarının erken döneminde onlara inanan, onlara güvenen, onlara yatırım yapan birinin varlığından söz ediyorlar.

İnsanlara inanan, güvenen, yatırım yapan "o kişi" ol!
Gelmiş geçmiş en başarılı karikatüristlerinden
Scott Adams'ın hikayesindeki "o kişi"
Tüm zamanların en başarılı çizgi roman yaratıcılarından biri olan Scott Adams üniversiteden 1975 yılında mezun oldu ve 1995 yılına kadar - tam 20 sene - proje yöneticiliği, bilgisayar programcılığı, bütçe analisti, ürün müdürlüğü, yöneticilik gibi işler yaptı.

Hep karikatürist olmak istiyordu ama nereden başlayacağını bilmiyordu. Bir gece televizyonda izlediği bir animasyon, karikatür programının yapımcısı Jack Cassidy'ye mektup yazdı. 
Aklındaki tüm soruları Jack Cassidy'ye sordu. 

Jack Cassidy Scott Adams'ı ciddiye alarak bütün sorularını yanıtladığı, tavsiyeler verdiği bir mektupla karşılık verdi. 

Scott Adams önerileri dikkate alarak çalılşmalara başladı. Üzerine çalıştığı bazı karakterleri gazetelere yollamaya başladı. 1 sene boyunca denedi ama hiçbir çalışmasına hiçbir medya kuruluşu pozitif dönmemişti. Artık pes etmişti.

Jack Cassidy'den aldığı mektubun üzerinden 15 ay geçmişti. Derken posta kutusunda Jack Cassidy'den bir mektup daha buldu. Cassidy özenle yazdığı mektubunda Scott Adams'a ne durumda olduğunu soruyor, asla pes etmemesi gerektiği öğütlüyordu. 

Scott Adams daha önce hiç tanışmadığı bir insanın, hiçbir çıkarı yokken kendisini motive etmeye çalışmasını çok etkileyici buldu. Çalışmalarına devam etti ve "Dilbert" karakterini oluşturarak, "Garfield"ı yayınlayan United Media şirketinin dikkatini çekti. 

Scott Adams şu andaki başarısını Jack Cassidy'ye borçlu olduğunu söylüyor. 

Jack Cassidy gibi olalım. 
 
Bu hikayeyi istisnasız her bölümünü dinlediğim The Knowledge Project podcastinde Shane Parrish'in konuğu Amerika'nın en başarılı karikatüristlerinden, "Dilbert"in yaratıcısı Scott Adams'dı. (Bölüm linki ve podcast notları)
BİRİYLE ANLAŞAMADIĞIMIZDA KULLANABİLECEĞİMİZ 2 YÖNTEM
Her durumda herkesle maalesef anlaşamıyoruz. Scott Adams podcastinde anlaşmazlık yaşadığımız durumlarda kullanabileceğimiz iki teknik öneriyor. 
  1. Önce hangi noktalara katıldığını, nerelerde el sıkışmaya hazır olduğunu söyle. 
    Ardından katılmadığın noktaları yavaş yavaş sakince aktar. 
    Öncelikle katıldığın noktalardan söz ettiğin için karşındaki insan, "Ya bu kişi baya bir noktada aslında benimle benzer düşünüyor, o yüzden onu ciddiye alabilirim, fikirlerine değer verebilirim." diye düşünüyor. 
     
  2. Anlaşamadığın kişilere keskin ifadeler / yargılar kullanmaktansa, onlara soru sor.
    Birinin düşüncesinin külliyen saçmalık, gerizekalılık olduğunu düşünebilirsin.
    "Sen gerçekten salaksın, bu işin 1 sene sonra patlayacağı çok belli."
    yerine
    "Sence bu işin 10 senelik yolculuğu nasıl olur? Potansiyel tehditler, zorluklar neler olabilir?"
    diye sor. 
EL YAZISIYLA YAZILAN MEKTUBUN DEĞERİ
Bu hikayeyi araştırıyorken "The Business of Good People" kitabı karşıma çıktı. "E-kitap" formundaki kitapta Scott Adams ve Jack Cassidy'nin hikayesinin aktarıldığı bölümü okudum.
El yazısıyla yazılan mektubun kıymetini, değerini çok iyi aktarmışlar. 
El yazısı ile yazılmış bir not;
  • ışıklar altında yemek yerine mum ışığında yemek gibidir,
  • hediye olarak bir ürün satın almak yerine kendin yapman gibidir.
  • araba sürmek yerine yürümek gibidir.
Günlük hayatta iletişim kurmak için doğal olarak telefonu veya interneti kullanıyorsun ama değer verdiğin bir insana söyleyecek değerli sözlerin olduğunda bir mektup kaleme almayı da düşünebilirsin. 

Kitaptan bir mektup kaleme alıyorken dikkat edilmesi gereken noktalar
  • Samimi ol: Bu olmazsa hiçbir şeyin bir değeri yok.
  • Kısaca anlat: Bir kaç cümle ile onun kalbine dokunamıyorsan, gönderme.
  • Net ol: övgüde bulunduğun konu hakkında net ol.
YE, DUA ET, SEV kitabının yazarı
Elizabeth Gilbert'ten
hem söz hem soru


Belirli bir yaşa ulaştıysan artık senin için neyin işe yaradığını, neyin işe yaramadığını, hangi sistemin çalıştığını, hangi sistemin çalışmadığını bilirsin.
Günün hangi saatlerinde gerçekten iyisin, günün hangi saatlerinde beynin iyi çalışıyor bilmen gerekiyor.
Çünkü aslında günde en fazla 2 saat iyi hissediyoruz, ayaktayız, uyanığız, üretkeniz. 

Ve büyük soru da şu: O vakti şu an neye ayırıyorsun? 
Her gün en üretken olduğun anı ne yaparak geçiriyorsun?
O değerli vakti kimlere ayırıyorsun?
Bu sorulara verdiğin cevaplarla mutlu musun? Yoksa şu anda o değerli iki saatini ayırdığın işlere ve kişilere günün geri kalan 22 saatinde olduğun kişiyi ayırsan da olur mu? 
Bonus:
Elizabeth Gilbert'in iki TED konuşması da çok iyi.
Deha Üzerine
(Sadece TED.com'da 18 milyondan fazla izlenmiş.)
Görsele tıklayarak Türkçe altyazılı izleyebilirsin. 
Başarı, Başarısızlık ve Çalışmayı Sürdürmek
(Sadece TED.com'da 5 milyona yakın izlenmiş.)
Görsele tıklayarak Türkçe altyazılı izleyebilirsin. 
Lütfen Twitter'dan ve Instagram'dan benimle düşüncelerini, önerilerini paylaş. Bu haftaki maddelerden en sevdiğin madde hangisi oldu? Daha fazla ne tür içerikler paylaşmamı istersin? Söz sana neler düşündürdü? Soruya nasıl bir cevap verirsin? Beni tagleyerek (@erayerdogn) ve #5MADDE hashtagini kullanarak tweetini paylaşabilirsen ben de görüp yanıtlayabilirim.
Özel olarak paylaşmak istersen mesaj da atabilirsin. 

Dinlendiğin, beslendiğin, yenilendiğin bir Pazar günü olsun!

Sevgiler.

Eray
Beni Twitter'dan ve Instagram'dan takip edebilirsin.
@erayerdogn
Twitter
Link
Eğer bu mailleri almak istemiyorsan mail listesinden çıkabilirsin.






This email was sent to <<e-mail adresiniz>>
why did I get this?    unsubscribe from this list    update subscription preferences
5 KİŞİ · Bereketzade Mah. Hacı Ali Sok. No:13/4 · Beyoğlu · İstanbul 34421 · Turkey

Email Marketing Powered by Mailchimp